• İPEK HATİPOĞLU

Blog 5: İyi yaşamın ipuçları


O meşhur ipuçları

aslında herkes için farklı!


İçinde bulunduğum sürekli yorgunluk halinden kurtulmak, halsizliğimi üstümden atmak ve daha enerjik hissetmek için ne yapmam gerektiğini araştırdığım, türlü tavsiyeler aldığım bir dönemden geçmiştim.

Cevabı uzaklarda ararken, oğlum sayesinde bulduğumdan da ilk blog yazımda bahsetmiştim. Beslenme şeklimi değiştirdim, hayatım değişti.

Deniz’in hayvansal gıdayı reddetmesi üzerine başladığımız bitkisel bütünsel beslenme, benim de daha sağlıklı ve iyi hissetme reçetem oldu.

Herkes daha iyi hissetmeyi hak eder.

Tabii bunu hak etmek için ne yaptığına da bakmak lazım :)

Bir solukta okuyup uzun soluklu faydasını göreceğin birkaç tavsiyem olabilir:

Her şeyden önce kendini ve vücudunu dinle.

O sana hangi gıdaların iyi gelip gelmediğinin sinyallerini verecektir.


İşlenmiş (paketli) ürünlerin tüketimini azalt.

Mesela ambalajında vegan, glutensiz vb yazan ama aslında ultra işlenmiş olan ve genelde palm, kanola ve diğer bitkisel yağları içeren, besin değerleri bakımından da zayıf olan ürünler.Paketlerde büyük büyük yazan sloganlara değil de küçücük puntolarla yazılmış içindekiler kısmına bakmak bu yüzden önemli.

Et ve süt ürünlerini azalt ve hatta hayatından çıkar.

Bu konu ile ilgili bir blog yazısı hazırlıyorum.

Kızartma yiyeceklerin tüketimini olabildiğince azalt. Zaten bunu bence hepimiz artık çok iyi biliyoruz. Yanmış yağın içerisinde kızaran bir şeyin bize faydası olamaz.

İşlenmiş yağların tüketimini azalt. Örneğin: Tereyağı, margarin, işlenmiş yemiş ve tohum yağları. Tabi ki bütünsel bitkisel beslenmede faydalı yağları kuruyemiş ve avokadodan dilediğin gibi alabilirsin.

Lif içeren gıdaları tüket.

Zaten %100 bütünsel bitkisel besleniyorsan yeterince lif alıyorsun demektir. Yetişkin kadınlar günde 28 gr, erkeklerse 38 gr kadar lif almayı hedeflemeli. Yeterli lif alımı ile kronik hastalıklara yakalanma riski azalır ve sindirim sistemi sorunsuz çalışır. Bu konuda sana “Sağlıklı Bitkisel Beslenme Piramidi” yardımcı olabilir.


Koruyucu ve katkı maddesi içeren gıdalardan uzak dur. Eğer bir ürünün raf ömrü olması gerektiğinden çok daha fazla ise ona soru işaretleri ile yaklaşabilirsin. Maalesef yiyeceklere bazı suni katkı maddeleri eklenerek bağımlılık yaratmak hedefleniyor. Biz ebeveynlerin bugün en çok dikkat etmesi gereken konulardan birinin de bu olduğunu düşünüyorum.

Kendi soslarını, peynirini, sütünü, cipsini yap.

Ben elimden geldiğince yapıyorum ve tariflerini Naked Bites "mutfağında" paylaşıyorum, lütfen dilediğin gibi kullan.

Bol bol sebze, meyve, tahıl ve yemiş tüket, organik olmayan ürünleri çok çok iyi yıka. Mümkünse organik tüketimini artır. Bütçeni aşıyorsa en azından organik tüketmen gereken sebze ve meyveleri organik al.

Mutlaka organik tüket dedikleri 10 sebze meyveyi aşağıda sıraladım;

Neden dersen, çünkü organik yetişen meyve ve sebzeler kendilerini haşerelerden koruyabilmek için çok daha fazla bitki besini antioksidanlar üretir.


1. Çilek

2. Ispanak

3. Nektarin

4. Elma

5. Şeftali

6. Armut

7. Kiraz, vişne

8. Üzüm

9. Kereviz

10. Domates


Bitkisel tatları hafife alma ve mutfakta yaratıcılığını konuştur. Kendine birkaç kitap alarak ilk zamanlar tariflerden yararlanabilirsin. Zaman geçtikçe bu tarifleri kişiselleştirerek, özgün tatlar çıkarmaya başladığını göreceksin.

Naked Bites sitesinin mutfağında, blog yazılarında ve Instagram sayfasında tarifleri paylaşmaya çalışıyorum, aklına bir soru gelirse lütfen çekinmeden sor.

Mutlu ve sağlıkla kal

İpek :)




92 görüntüleme